hit
hit
  • HBB  BAŞKANI SAVAŞ HATAY CHP İL YÖNETMİNİ TANIMIYORMU?                                                                                                                    FERİT LİF – YAZDI
    HBB  BAŞKANI SAVAŞ HATAY CHP İL YÖNETMİNİ TANIMIYORMU?                                                                                                                   FERİT LİF – YAZDI
  • SAMANDAĞ CHP de İHRAÇ TARTIŞMASI ALEVLENİYOR
    SAMANDAĞ CHP de İHRAÇ TARTIŞMASI ALEVLENİYOR
  • BAŞKAN ABACI :İHRAÇLAR BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR
    BAŞKAN ABACI :İHRAÇLAR BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR
  • ALİ KAVAK ATSO’YA  ADAYLIĞINI AÇIKLADI
    ALİ KAVAK ATSO’YA  ADAYLIĞINI AÇIKLADI
  •    CHP KAMUOYUNA UMUT VE GÜVEN VEREMİYOR..                                                                                 FERİT LİF _YAZDI
       CHP KAMUOYUNA UMUT VE GÜVEN VEREMİYOR..                                                                                FERİT LİF _YAZDI
  • Başkan Kimyeci :Terör Koridoru Oluşmasına İzin Vermeyeceğiz
    Başkan Kimyeci :Terör Koridoru Oluşmasına İzin Vermeyeceğiz
  • DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ HATAY DA
    DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ HATAY DA
  • MATKAP CHP İLÇE ZİYARETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR.
    MATKAP CHP İLÇE ZİYARETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR.
  • CHP TÜZÜK KURULTAYINA GİDİYOR
    CHP TÜZÜK KURULTAYINA GİDİYOR
Hatay Denge Gazetesi
http://www.hataydenge.com/wp-content/uploads/2017/07/kandil-otomotiv.gif
STK’larımız ve DARBE GİRİŞİMİNE GİDEN SÜRE
Dr.Necmettin ÇALIŞKAN Dr.Necmettin ÇALIŞKAN hataydenge1@hotmail.com

STK’larımız ve DARBE GİRİŞİMİNE GİDEN SÜREÇ

1980’lerden itibaren Türkiye’de, İslamcı dindarlar veya dini hassasiyeti olan insanlar farklı şekillerde varlıklarını ifade ettiler ve örgütlendiler. Sınırlı sayıda vakıf veya dernek sahibi olan İslamcıların bol sayıda kitabevleri, çay ocakları ve sohbet evleri vardı. Bunun yanında aylık veya sezonluk dergi yayınları mevcuttu.

1990’lı yıllarda artık neredeyse her bir cemaatin vakıf veya dernekleri vardı. Buralarda tercüme kitaplar, Kur’an sohbetleri, hadis halkaları ve telif eserler okunurdu. Dernek veya vakıfların kira ve giderleri zorluklarla açılan öğrenci evlerinin masrafları yine ihtiyaç sahibi olan ancak buralara destek vermeyi ibadet kabul eden samimi dindarlardan karşılanırdı. İstanbul merkez sayılır ve konferans, seminer veya paneller takip edilir, dergiler zamanında tedarik edilip okunurdu.

2000’li yıllardan sonra uluslararası çalışan dernek ve vakıflarımız oldu. Dünyanın birçok bölgesine insani yardım götürecek güce ulaşıldı. Yerel ve ulusal düzeyde dernek ve vakıflarımızın maşallah hesaplanamayacak kadar yüksek meblağda bütçe sahibi olması ve sayıca fazla olması ayrıyeten değerlendirilmesi gereken bir husus.

Artık dergileri çok takip edenimiz yok ama ana akım medya hizmette kusur bırakmıyor.

Konferanslar artık sadece İstanbul’da değil Anadolu’nun en ücra köşelerinde tüm ihtişamıyla icra ediliyor.

Dindar kesimin STK’ları hayatın her alanında her iş sektöründe temsil ediliyor ve ülkemizin en çok üyesi olan sendika ve dernekleri, en yüksek bütçeli vakıfları hizmette sınır tanımıyor.

Binlerce avukat, bürokrat, öğretmen, mühendis, teknisyen, siyasetçi bu yapılardan yetişerek memleketin dört bir yanına yayılıyor/du.

Bunlar ilk bakışta gayet halisane duygularla değerlendirdiğimizde İslam’ın yayılmasına ve hak davasının genişlemesine katkı sağlayan güzel oluşumlar olarak görülebilir. Ancak çoğu zaman farklı kesimlerden yapılan birçok uyarı hep kulak ardı edilerek dinlenmedi. Bu grupların veya cemaatlerin sivil denetime açılarak şeffaf bir yönetim tarzına kavuşturulması gerektiği hiç hesaba katılmadı.

Holdingleşen yapılar kendi içlerinde fevkalede “sıkıntılı” işlere bulaştılar.

Bilginin ve teknolojinin dünyayı yönlendirdiği ve derinden etkilediği bir zaman diliminde maalesef Müslümanlar çağın gereklerini ne ekonomik ne siyasi ne de kültürel manada anlayabildiler.

Bu durumdayken, kendi hâkimiyetlerini kurmanın verdiği ve gücün zehirlediği çoğu dini grup önderlerinin kitleleri esir alan uyuşturucu etkisini görmezden gelemeyiz.

Maalesef dinin, bireylerin saltanatlarını kurmasının aracı olarak kullanılmasına şahit olduk.

Bu yapılardaki yanlışlara itiraz eden küçük çaptaki ilahiyatçı veya düşünür tukaka edilerek çeşitli söylemlerle itham edildiler.

 

İşte bu oluşumlardan ortaya çıkan bazı cemaatlerin üyeleri, memleketin tüm değerlerini alt üst etme ve kendi hegemonyalarını gerçekleştirme teşebbüsünde bulundular.

Daha başka neler mi oldu? Onu da sonraki yazımıza bırakalım.

Dr Necmettin Çalışkan


Dr.Necmettin ÇALIŞKAN » Yazarın Diğer Yazıları

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa