hit
hit
Hatay Denge Gazetesi
En Çok Tıklananlar
SAMANDAĞ KIYI KENAR CİZGİSİ MAĞDURLARI HAYKIRDI

“EVİMİZİ, CANIMIZI MALIMIZI YIKAMAZSINIZ”

Yanlış ve Keyfi Tespit Edilmiş Kıyı Kenar Çizgisi Mağdurları Deniz Sitesi Hz. Hıdır makamı önünde toplanarak yıkımların durdurulmasını istediler.  Basın açıklamasın Siyasi parti başkanları, Oda başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları, ve bazı vatandaşlar . “Yıkıma karşı omuz omuza” ”Tapularımızı bakkaldan almadık ”Evimizi, canımızı malımızı yıkamazsınız” “Ekmek teknemiz yıkılamaz” Ankara Ankara duy sesimiz” sloganları atarak destek verdiler.

Basın açıklamasına ; Muhasebeciler Odası Samandağ Temsilcisi Gül Oruç, Esnaf Odası başkanı Refik Gümüşoğlu,  Şoförler Odası başkanı Mustafa Terzi,  Terziler Odası başkanı Cuma Sahillioğulları, Berberler Odası başkanı Hikmet Tunç, Samandağ Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı Sait Kahil,   Samandağ Eğitim-Sen başkanı Serap Aldıç Sakallı ve Gökmen Berrak, başkanı HALKEVİ başkanı Ali Karasu, CHP İlçe başkanı Av. Turgay Abacı, SYKP eş Genel başkanı Tülay Hatimoğulları,

HDP Samandağ İlçe örgütü, İyi Parti İlçe başkanı Seyran Miçooğulları, CHP eski İlçe başkanı İbrahim Aydoğan, SATİYAD yönetiminden Yusuf Emir, AKDENİZ Kültür ve Dayanışma Derneği başkanı Akan Sönmez, DİSK- Genel İş Hatay Şube Temsilcileri,  Yönetim Kurulu üyeleri, Muhtarlar Deneği başkanı Mahir Cabburoğlu, SKD başkanı Ecz. Orhan Cabir, katılarak destek verdiler.

 

   SAYIN KAYMAKAM BEY’İN DEVLET ANANIN KUCAKLAYICI TOPLUMSAL BARIŞI TESİS EDECEK DİYALOG DİLİNDEN VAZGEÇMEDEN BİZİMLE EMPATİ KURMASINI İSTİYORUZ”

Yanlış ve Keyfi Tespit Edilmiş Kıyı Kenar Çizgisi Mağdurları adına basın açıklamasını Edibe Rahbay Altınöz yaparak şunları söyledi: “ Deniz sitesini oluşturan bölgenin uzunluğu 1,4 km.. Yaklaşık 290 parselden oluşur. Bunlar başka yeri olmayan Yaz kış oturulan haneler (ki bunların içinde Şehit annesi de var) + kafeler + Lokantalar+ Yazlık evlerden ve belediyeye ait parseller den oluşur. Ve bu sitenin denize en yakın tapulu ev 250 300 m uzaklıkta olacak şekilde kurulmuştur.. İstanbul için Bağdat caddesi neyse.. Antakya için Saray Caddesi neyse Samandağ için de kafeleri, lokantalar,ı çorbacısı, çarpışan araba, berberi, balon çocuk parkı, mısırcısı, seyyar satıcısı, bakkallı,fırıncısı ile,  deniz sitesi de odur.. Bu sitede çocukluğumuz, gençliğimiz, anılarımız, umutlarımız vardır.. Yıkım kötüdür. Telafisi yoktur. Geri dönüşümsüzdür. Ensemizde Savaş sebebiyle mandalina, domateslerimiz ve diğer mahsüllerimizin ihracatı durmuş. Ekonomimizin çökmüş olduğu bir dönemde. 10 bin kişi nin nemalandığı, sosyal ve ekonomik anlamda nefes aldığı bir yerdir deniz sitesi.. Feryadımızı küçümseyenlere, ” yıkılsın gitsin diyenlere sesleniyoruz. Empati kurun alınteriniz ekmek teknenizin evinizin bedelsiz tapusunun elinizden alındığını bir düşünün.. Bu sitenin tarihçesi iyi okunursa herkes bize hak verecektir.      1960 yılında(kıyı kanunu daha yokken) Bayındırlık bakanlığından ücreti son kuruşa kadar ödenerek birinci el devletten satın alınmıştır. Ve halk Valiliğin çizdirdiği proje çerçevesinde evlerini inşaa etti..  Yani, gecekonducu, işgalci değiliz. 60 yıldır Su, Elektrik, Emlak ve KDV vergileri ödemekteyiz. 1980 li 90 lı yıllarda Özel İdare kıyı kumunu satışa çıkardı. 15 yıl boyunca kıyıdan yüzbinlerce kamyon kum çekildi..  O yıllarda Çevreciler ve Deniz Sitesi sakinleri, kum çekilirse kıyı çöker, daralır ve deniz evlere yaklaşır diye kamyonların önünde durup karşı çıktılar.. Ancak Devletin ihalesini baltalamakla suçlandık. O yıllarda yapılan kum satışları Samandağ’ın kıyı yapısına, deniz kaplumbağaları ve kıyı faunasına çok büyük zararlar oluşturmuştur..1995 lerde kıyı kanunu çıktığında kıyı çöküşü sebebiyle deniz evlere en az 100 m yaklaşmıştı..Buna rağmen tapulu evlerle deniz arasında en yakın evler sırayla 150 m, 200, 250, 300, 400 m mesafededir. İlk yapılan kıyı kenar tespitine göre deniz tarafındaki 1 cı sıra evler kıyı kenar içinde kalacak şekilde çizilmiştir. Ve buna göre Bedelsiz tapu iptali başlatılır. İleriki yıllarda bununla yetinmezler, mahkemece belirlenmiş komisyonlarca  defalarca uyduruk tespitler yapılır ve her tespitte bir sıra ev daha  kıyıya kenara dahil edilir nihayet  ( 3 etap şeklinde) evlerimizin nerdeyse tamamı kıyı kenar içinde olacak şekilde tespit edilir. Ve  bu tespitlere göre tüm evlerimize işyerlerimize bedelsiz  şekilde tapu iptalleri yapıldı. On yıllarca yıl bu kabusla yaşıyoruz.Binalarımız eskidi bina ve işletmelerimize gönlümüzce tadilat yapamıyoruz.

 

“TALEBİMİZDE DE ISRARCIYIZ”..

Artvin’den Arsuz Samandağ sınırına kadar kıyı sorunu nasıl çözülmüş??  Türkiye kıyılarını incelediğimizde pek çok yerde 50+50 m yi bırakın, deniz içinde yüzlerce m dolgu yapılmış ve üzerinde envai çeşit yapılar oteller, inşaa edilmiştir.. Artvin’den Samandağ’a kadar uyguladığınız kanunu bize de uygulamasını talep ettik. Talebimizde de ısrarcıyız..

Dümdüz olan kıyımızın, trajikomik kıyı kenar çizgisi  aynı hizadaki komşu evlerin bir kısmını kıyıda, bir kısmını kıyı dışında gösteren keyfi bilimsellikten uzak ucube şekilde zikzak çizilmiştir.

Nitekim öğreniyoruz ki davaları takip eden savcı ve hakimlerin bir kısmı Fetö yapılanmasıyla ilgili hüküm giymiş kimseler olduğunu öğreniyoruz.(İdris Coşkun, Hatice Coşkun, Cem Kotay). dolayısıyle bu dosyaların yeniden incelenmesi gerekliliğine inanıyoruz.

Bedelsiz tapu iptal davaları için iç hukuk bitinince, başvurulan  AİHM.si Türkiye’yi ağır hak ihlali suçuyla suçladı ve para tazminat cezasına mahkum etti. Devlet bu tazminat parasını hak sahiplerine dağıtmak zorunda kaldı.. “Parasını verdik” dedikleri para bu paradır. Ve bu para asla yerlerimizin gerçek bedeli değildir. Hukuk, mahkeme tarafından verilmiş “Yıkımına”, “El koymanın engellenmesi”, “Men’i Müdahale” ve “Kal kararı” olmadan yıkım yapılamaz demektedir..

Buna rağmen Kaymakamlık önce 7 Eylül’deki toplantıda Şifahen, ve sonra da 1 Şubatta yıkıma başlanacağını duyuran yıkım tebligatları adreslere gönderdi. Üstelik siteyi sağ kısım sol kısım diye bölmüş.. ve önce sol bölümden başlanacakmış yıkıma. Oysa sitenin o söylenen sol bölümünün % 30 un davaları henüz bitmemiş.. Bu davaların nasıl sonuçlanacağını kim bilebilir??  % 30 luk bölümün sahipleri yıkıntıların arasından evlerine nasıl gidecek.?? Yıkık bir alan ne işe yarar??

. Hukuk süreci bitmiş davaların kararlarında “Yıkım” ifadesi olmadığı gibi,  Üstelik bu insanlar tapu iptal dava kararı çıktığından beri Ecr-i Misil olarak on binlerce tl para devlete ödüyorlar..  yani halk  kendi mülklerinde kiracı duruma düşürülmüştür. Ve devlet para kazanmaktadır.

  • Daha önceki Hatay Valimiz, (şimdiki Ankara valisi) Ercan Topaca konuya sağduyu ile yaklaşmışlar ve kaymakam Cahit Çelik Bey’e Belediye başkanımız ve geniş bir temsilci heyet önünde “ yargı süreci sitenin tamamı için bitene kadar Yıkım olmayacak ” demişlerdi. Bununla yetinmeyip “kıyı Kenar’ın yeniden tespiti için ön araştırma dosyası” hazırlatmışlardı.. Ne yazık ki Valimiz Sayın Ercan Topaca bu söylemden 1 hafta sonra Ankara’ya tayini çıkmıştı. Yeni gelen Valimize eski valimizin bu dosyasını hatırlattık, lakin cevap almadık ?

 

“BAKAN BEYDEN CEVAP GELMEDEN KAYMAKAMLIKTAN YIKIM TEBLİGATLARI GELMEYE BAŞLADI.”

  • ·   3 Kasım 2017 de Antakya’da Çevre ve Şehircilik Bakanı MEHMET ÖZHASEKİ Hatay Valisi, Milletvekili Fevzi Şanverdi, ATSO, HESOB, ve pek çok kurum temsilcilerinin huzurunda “Devlet makul çözüm bulana kadar yıkım lafı duymak istemiyoruz, mağduriyetleri gidermeden yıkım yok, Yıkım en son çaredir” demişlerdi.   Ankara’da konuyu araştırmak üzere dosya da sunduk. Lakin bakan beyden cevap gelmeden kaymakamlıktan yıkım tebligatları gelmeye başladı.
  • Sorunumuzun tarihçesini anlatmak ve çözüm arayışları çerçevesinde STK ve MESLEK odaları temsilcileri, İktidar ve Muhalefet Partilerin Milletvekili, il ve ilçe yöneticilerini ziyaret ettik ve etmeye devam ediyoruz.. tüm bu kurum yöneticileri “mağduriyet şüphesi uyandıran bir durum olduğu konusunda hemfikirdiler..   Yetkililerin konuya dair hata kuşkularını yeniden gözden geçirmek ve yurttaşları mağdur etmeyen adil bir çözüm bulunması gerekliliğine”   vurgu yapmışlardı..Konu ayrıca Milletvekillerimiz tarafından Meclis gündemine defalarca taşındı..
  • Ayrıca, ATSO başkanı, HESOB başkanı, Belediye Başkanı, BARO, ve pek çok kurum başkanı yine hem vali beyle  hem de sayın kaymakam beyle defalarca ziyaret edip yıkımın toplumsal barışı zedeliyeceğine binaen sağlıklı bir çözüm bulana kadar yıkımın ötelenmesi hususu için ziyaretler yapmışlardır..

Sayın Vali devlet Anamızın temsilcisidir. Sağduyu çerçevesinde Arsuz’a DOĞAKA projesi kapsamında denize sıfır olan oteli ve diğer evleri lütfen incelensin.. ve bizim buradaki mesafelerle kıyaslansın.. Ve lütfen bu adil olmayan kasıtlı kenar çizgisi yerine, giden vali bey gibi yeniden söz konusu bölgede yaşamakta olan Carettasından yengecine, ve insanına kadar ekosistemin tüm bireylerini eşitlik gözeterek daha adil bir kıyı kenar tespit için öncü  adımı atmanızı istiyoruz..

. Sonuç itibarıyla ;

Site halkı olarak, Sayın Kaymakam bey’in Devlet Ananın kucaklayıcı toplumsal barışı tesis edecek diyalog dilinden vazgeçmeden bizimle empati kurmasını istiyoruz. Bizler terörist değiliz. Bizler Babamızın alın terini emekleri ve bizlerin ekmek teknemizi, çocuklarımıza, torunlarımızın geleceğini korumaya çalışan emekçi insanlarız..

Site bir bütündür sağı, solu olamaz. tamamı için hukuksal süreç tamamen sonuçlanana kadar yıkımın ivedilikle ötelemesini istiyoruz. Söz edilen sol kesimde Davaların yaklaşık % 35 i daha sonuçlanmamıştır… Geri kalan davaların kaç yıl süreceği ve nasıl sonuçlanacağı ne malum?? .. Devletin Stadyumu.. Spor tesisleri de sol tarafta..  Hz. Hızır (as ) Türbesi, Şeyh Edip Rahbay’ın Mezarı ne olacak ?  ..

Toplumsal barışı bozacak, Geri dönüşümsüz hatalara yer vermemek üzere yıkım ötelenirse devletin yıkım hakkı elinden alınmıyor.. Zaman aşımına uğramıyor.. millet üstelik yüzbinlerce TL Ecr-i Misil parası alıyor.. O zaman sitenin tamamına yargı süreci bitimini beklemenin ne zararı var?

.. Bu acele bizi kaygılandırıyor?? Basından öğrendimiz; Termik santral, petrol kimya ve diğer kirletici tesisler için yapılan keşiflerin bu yıkımla bir ilgisi var mı?

Velev ki site evlerin bir kısmı Kıyı kenarda kalmışsa, bizim suçumuz değildir.. Kıyıyı çökerten, kumunu satan insanları cezalandırın bizi değil..

 

“BİZ DEVLET ANA’NIN ÜVEY EVLATLARI MIYIZ ?”

ille de siteyi yıkacaksanız mağduriyetimizi Kentsel dönüşüm kapsamında ve İmar Yasası uyarınca hazineye ait Deniz ve Çiğdede mahallesinde kıyı kenar çizgisinin hemen dışında uygun görülecek olan yerlerde imarlı arsa becaişi yapılabilir. Ki bu site oraya taşınsın insanlar evlerini işyerlerini orada yeniden kura bilsin.. Halkın bu işyerlerine ihtiyacı var. BU Siteden evini geçindirenler  ekmek PARASI için tekrardan çocuğunu eşini, ailesini bırakıp ARABİSTAN ÇÖLLERİNE mahkûm etmeyiniz.

Site halkı bu yanlış uygulamalar ve sesimize kulak verilmemesi karşısında  “Biz Devlet Ana’nın üvey evlatları mıyız ?” derin kaygısı içindedir. Toplumsal barışa en çok ihtiyaç duyuğumuz bir dönemdeyiz.. Bu nedenle Toplumsal Huzur adına bu kaygılarımızın giderilmesini ve adil çözüm için adım atılıp, yıkımın ötelenmesini istiyoruz..

 



Benzer İçerikler

Yukarı Geri Ana Sayfa