hit
hit
En Çok Tıklananlar
HBB SİNEKLE MÜCADELEDE HUKUĞUN ARKASINA DOLANIYOR., ERDAL YILMAZ- YAZDI

917fa922e28a0d4523c1d3ff8145705f_400x400

Sinekle mücadele konusunda yaşanan “hukuk savaşları” sinir katsayımı yükseltti. Sivrisinek yüzünden uykusuz gecelerin yarattığı ruh haliyle diyorum ki; Bıktık artık anlamsız ve amaçsız inadınızdan.

Yorulduk artık hukuk tartışmalarınızdan. Yeter artık. Ben haklıyım o haksız didişmelerini bırakın. Hanginizin haklı olduğunuz vatandaşı ilgilendirmiyor.

Yere batsın haklılığınız. Yere batsın haksızlığınız. Yorulduk. Bıktık. Çözün şu işi. Bir araya gelin oturun. Çözün şu sinekle mücadele işini. Hiç kimse kusura bakmasın sinekle mücadele konusunda yaptığınız “Hukuğa uygun davranmak” değil. Ne diyor hukuk diye kamuoyuna sunduğunuz sözüm ona belgeler, hukuk diye sarıldığınız şey içişleri bakanlığının 29.12.2005 tarihli hukuk müşavirliği yazısı.

Ne diyor bu yazı. “5216 sayılı BŞ yasasının 10 ve 28. Maddesi delaleti ile haşere ve sivrisinek mücadelesi Büyük şehirlerde ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından yürütülmesi uygundur.” Açıyorum ilgili yasa maddelerini “MADDE 10.- Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir.” “MADDE 28.- Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında da uygulanır.” Maddeler böyle.

Dikkatinizi tarihe çekmek istiyorum 2005 yılında yürürlükte olan söz konusu BŞ yasası o dönemin şartlarına göre düzenlenmiştir daha sonra çıkartılan 6360 sayılı yasa (2012 tarihli) bugün yürürlüktedir. Bugün yürürlükte olan yasa yerine eski yasaya dayanarak hazırlanan bir bakanlık yazısının arkasına sığınmak nedir? Kaldı ki aynı bakanlık, Dörtyol Belediye Başkanlığının sivrisinekle mücadele konusuyla ilgili 2016 yılında gönderdiği bir yazıya verdiği cevapta bu kez 2007 yılında alınan hukuk müşavirliği görüşünü göndererek “5216 sayılı yasanın 7. maddesinin1. Bendi uyarınca çevre ve çevre sağlığının korunması amacı ile haşere ve sivrisinekle mücadele edilmesi işinin planlı etkin verimli ve uyumlu biçimde yürütüllmesini sağlama görevini Büyük Şehir belediyesine ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır ” demek suretiyle yetkinin BŞ de olduğunun altını çizmiştir. Keza İskenderun Belediyesini denetleyen Sayıştay denetçilerinin denetim raporlarında bu yetkinin BŞ de olduğundan bahisle İskenderun Belediyesinin 2 yıl yaptığı sivrisinekle mücadele kapsamında harcadığı kaynakları zimmete almıştır.

İşin ilginç yanı Sayıştay denetçisi bunu yaparken 5216 sayılı yasanın 7. Maddesini dayanak göstermiş. Nedir o madde? “MADDE 7.(İ)Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.” Alın size hukuk. Alın size belge. Aslında Büyük şehrin yaptığı yasa ve bakanlık yazılarının ardına sığınmak Büyük Şehir neden İlçe belediyeleri ile mahsuplaşmaz anlamış değilim. Hukuk dediğin insanın mutluluğunun ve haklarının korunmasını sağlanması değil midir? Büyük Şehir 2005 tarihli bakanlık görüşünün ardına sığınarak sağlığımızı ve haklarımızı koruduğunu zannediyor herhalde. Bizim sağlıklı yaşam hakkımız, mutlu olma hakkımız bakanlık görüşünden daha mı az önemlidir? Bunu kim koruyacak? Sokakta ki Mehmet Ağa mı? Yapmayın beyler. Hukuk arkasına dolanmak size yakışmıyor. Bir araya gelin, konuşun, tartışın. Evrakların arkasına sığınmayı değil,insanların mutluluğu ve sağlığı için hukuğu birlikte kullanmayı deneyin. Unutmayın ki hukukta önemli olan, asıl olan vatandaşın sağlığının ve mutluluğunun teminidir. BŞ de yığınla sözleşmeli avukat çalışıyor. Ama anlaşılan o ki hukukçuları yok. Hukuk nedir, nasıl ve neden vardır?

Diye görüş alacağınız hukuk adamına ihtiyacınız var. Biz sivrisinekle mücadele ile geçen uykusuz gecelerde kıvranırken, siz hukuğun arkasına dolanmayı tercih ediyorsunuz. Bu yol, yol değil. Bunu bilin yeter.

 

 

 

 

 

 



Benzer İçerikler

Yukarı Geri Ana Sayfa