hit
hit
Hatay Denge Gazetesi
En Çok Tıklananlar
BÜYÜKŞEHİR’İN ÇEVRE DÜZENİ PLANI YARGIYA TAŞINDI.

İskenderun Çevre Koruma Derneği, Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.05.2018 tarih ve 162 sayılı kararı ile Hatay İli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve bu planın geneline karşı yapılan itirazlarının reddedilmesinin imar mevzuatına aykırı olduğunu savundu. Derneğin 18.06.2018 tarihli yazılı itirazları red eden Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.08.2018 tarih ve 253 sayılı kararı ve plan onaylarına ait kararların, açıkça imar mevzuatına aykırı olduğunu, dava konusu kararın yürürlükte ve mülga olan Hatay İl Genel Meclisi tarafından onaylanan 10.11.2006 gün 235 sayılı 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı ile yine bu planın alt kademe planı niteliğindeki mülga olan Hatay İl genel Meclisinin 05.01.2011 gün 6 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı kararları ile örtüşmediğini belirtti.

 

Kimyon: Plan; yeni mi, revizyon mu, tadilat mı belli değil

İskenderun Çevre Koruma Derneği adına açıklama yapan derneğin yönetim kurulu üyesi Ercüment Kimyon, “Dava konusu plan yeni bir plan mı? Revizyon planı mı? Yürürlükte olan planın tadilatı mı? Bu konular belli olmamaktadır. Planlar arasında bütünlük sağlanmamakta, katılıma dair planlama ilkelerine aykırılık teşkil etmekte, plan hazırlanırken kurumlardan da görüş alınmamıştır. Kırsal ve kentsel yerleşim alanlarına yönelik planlama yaklaşımı, doğru bir başlangıç noktasına sahip olmamaktadır. Olması gereken veriler ışığında plan yapılmamış, tarım alanlarının korunmasına ilişkin yeterli çerçeve çizilmemiş, planda verilen ulaşım kararlarının telafisi de güç sonuçlar doğuracktır. Hatay ilini kapsayan bir bölge planının bulunmamakta. Bölge planı bulunmayan bir alan için İl Çevre Düzeni Planı yapılmasının mümkün olmayaktır. Kamu yararı, koruma–kullanma dengesi gözetilmemiş, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı hükümler içermektedir. İdare tarafından bilimsel inceleme yapılmadan, uygulamada karşılaşılacak sorunlar ile yaşanabilecek mağduriyetler konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, uzman görüşü alınmadan işlem tesis edilmiştir. Bu gerekçelerle Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.05.2018 tarih ve 162 sayılı kararı ile onaylanan Hatay İli 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planının Yürütmesinin durdurulması ile iptali istenerek Hatay 2. İdare Mahkemesinin 2018/932 Esas sayılı Dosyasında Kamu yararının Korunması amacıyla İptal davası açılmıştır” dedi.

 

Çevre planı 563.700 hektar alanı kapsıyor

Hatay İli 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı eki, plan açıklama raporu ve plan notları incelendiğinde, pPlan çalışmalarının gereği çalışmaların yapılmadığını, plan yapımı öncesi bilimsel verilerin sağlanmadığını anlatan Kimyon, dün dernek binasında yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hatay´ın yüzeysel yada aktüel verilere dayandığı, kısmen de Türkiye İstatistik Kurumunun İstatiki bilgilerine dayalı bir planlama çalışması yürütüldüğü, Hatay ilini kapsayan bilimsel bir araştırma raporu hazırlanmadan sentez çalışması yapılmadan, plan kararları verildiği gibi katılımcılıktan uzak bir planlama süreci yaşandığı ortadadır. Meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının planlama aşamasında görüşlerine başvurulmadığı gibi diğer tarafların da bilgilenmesi sağlanmamıştır. Hatay´ın, 563.700 hektar alanına ait kararlar verilirken, çeşitli alt ölçekli planlar arasında sentez ve analizler yapılmadan mevcut imar planları incelenmeden, yerleşim alanlarının tarımsal alanlara doğru genişletilmesi konularında kararlar verilmesi yanlıştır. Çeşitli illerin il çevre düzeni planı yapımında yüzlerce, binlerce sayfa çalışma raporları hazırlanırken Hatay il Çevre düzeni Açıklama Raporu 92 sayfadır. 1/100.000 ölçekli Hatay İl Çevre düzeni Planın hazırlanmasında bilimsel veriler toplanmadan TUİK´ten alınan hazır olan yüzeysel veriler üzerine plan kararları oluşturulmuştur. Hatay İl Çevre Düzeni Planın 2041 Yılını hedef alması da bu çalışmaların derinliğini gösterecek niteliktedir. Hatay İl Çevre Düzeni Planı ve Hatay il verileri üzerinde herhangi bir analizi yapılmadan alınan kararlarla 1/100.000 ölçekli Hatay İl Çevre Düzeni Planına onay verilmesi yanlıştır. Hatay´ın orman alanları ve kıyı alanları üzerinde yatırımcının istek ve taleplerine uygun yapılan planlamaların mevcut doğal dengeleri bozacak nitelikte görülmektedir. Özellikle mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğünün İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Bütünsel Planlama ve Yönetim Projesi Raporuna uygun bir planlama yapılmamıştır. İskenderun Körfezi kıyısında yapılacak enerji ve sanayi yatırımlarının koruma-kullanma dengesi içinde değerlendirilmesi gereklidir. Herhangi bir bilimsel araştırmaya ve araştırmaya ve bir üst plana dayanmayan, sadece İskenderun Körfezi kıyılarının pazarlanmasına yönelik bir yaklaşımın eseri olan entegre sanayi tesisleri ile enerji yatırım tesisi projelerinin hiçbir analiz ve sentez çalışmasına ve değerlendirmesine dayanmaksızın kabul edilerek plana işlenmesi, ortaya çıkan plan bir paylaşım ve pazarlama belgesine dönüşmüştür.

 

“Plan, masa başında rant amacı ile alınmış karar”

Mevcut olan İskenderun 2. OSB Organize Sanayi Bölgesinin bitişiğindeki 506, 1286, 1287,129, 1306,1404ve 1406 nolu parsel ve çevresindeki parsellerin yeni plan kararıyla ormanlık alan özelliğinin yok edilecek olması yanında plan kararı ile sanayi ve lojistik alanlara dönüştürülmesi, 3. Organize Sanayi Bölgesi yapılmak istenmesi, bu bölgeye Amanos Tüneli ile yeni ulaşım bağlantısı kurulması yanında yapılacak sanayi tesisleri yanında mevcut sanayi tesislerinin havaya bırakılacakları çeşitli zehirli gazlar ve tehlikeli atıklar nedeniyle bölgede çevresel sorunların artacağı kesindir. İskenderun kenti ve yakın çevresindeki Payas ve Dörtyol´daki mevcut sanayi yatırımlarının yerleşim alanlarına çok yakın olması yanında, yerleşim alanlardaki nüfus oranları da çok yüksektir. Bu bölgede ilave kirletici yeni sanayi yatırımlarına yönelik verilen kararlar ile İskenderun Körfezi ve yakın çevresinde yapılacak sanayi ve enerji tesislerin çevreye verecekleri diğer zararlar ile oluşacak Kümülatif etkilerle İskenderun Körfezi adeta İzmit Körfezindeki Dil Ovasına dönüştürülmek istenmektedir. Plan kararı ile İskenderun´un kuzeyindeki alanlar sanayi ve lojistik alan ağırlıklı bir alan haline gelecektir. İskenderun´daki mevcut olan meskun yerleşim yerleri yaşanamaz hale gelmektedir. Teknik ve sosyal donatı alanları yetersiz olan bu bölgede yeni sosyal donatı alanları yaratılmamıştır. Planda yeterince teknik ve sosyal donatı alanları sağlanmamıştır. Arsuz-Samandağ kıyısındaki ´orman alanları koruma bölgesi´ kararları, ´yaban yayatı koruma bölgeleri´ yok edilmiştir. Samandağ sınırları içindeki Samandağ kentinin meskun yerleşim alanı plan kararında açıkça göz ardı edilmiştir. Mevcuttaki yerleşim alanı olan kentsel alanlar, turizm alanı haline getirilerek plan hiyerarşisi gereği alınması gereken meskun alan kararı alınmamıştır. Plan kararları masa başında rant amacı ile alınmış imar plan kararlarıdır. Plan yapımında açıkça ifade edilen kamu yararı ve koruma ve kullanma dengesi gözetilmeden alınan bu karar İmar mevzuatına açıkça aykırıdır. Orman alanlarına yönelik yapılan değişiklik, anayasamızın 169. maddesine açıkça aykırıdır. Ayrıca Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile rant amaçlı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni plan değişikliği yapılmış olup, yapılan planda orman alanlarının ve yeşil alanların korunmasına yönelik üstün kamu yararı korunmamıştır. Bu plan kararlarına dayanarak ilave olarak yapılacak olan yada mevcut olan nazım imar planlarının Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinde değiştirilerek onaylanacak olan kentlerimizin 1/5000 Ölçekli nazım imar planları ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının bu plan kararlarına uygun hale getirilmesi halinde kentlerimizin yaşam alanlarının, kıyılarımızın, orman alanlarımızın ve çevrenin korunmasının imkansız hale geleceği görüldüğünden, açılan iptal davasına İskenderun, Antakya ve Samandağ Çevre Dernekleri de müdahil olarak katılma kararı alınmıştır. Bu konuda kamu yararına çalışan meslek odaları, sivil Toplum Kuruluşları ve ilgili tarafların Kamu yararının korunması maksadıyla açılan davaya katılmalarını, taraf olmalarını ve demokratik mücadeleye katkı vermelerini bekliyoruz.”



Benzer İçerikler

Yukarı Geri Ana Sayfa